CAT Projesi sinerji yaratarak güçlenmeyi hedeflemekte
Türkiye'nin çıkar çatışmalarına ayıracak vaktinin olmadığını söyleyen
CAT Projesi Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü Proje Lideri Aslıhan Kornoşor,
iki sektörün aralarındaki çıkar çatışmalarına son vererek, elele
vermeleri çağrısında bulunuyor.
Tekstil ve hazır giyim sektörünü yarınlara taşıyacak, küresel rekabette
başarılı olmasını sağlayacak reçete yazılıyor. Kısa adı CAT (Competitive
Advantage of Turkey. Türkiye'nin Rekabet Avantajları) olan proje
kapsamında, Türkiye'nin rekabetçi sektörlerinin belirlenmesi ve bu
sektörlerdeki sorunların çözümüne katkıda bulunulması amaçlanmakta.
Özel
sektörün ve kamunun gerek bilgi paylaşımı, gerekse uygulama sahasında
aksiyon planının içinde yer almasını esas alan proje, Türkiye'nin
rekabet avantajlarını geliştirerek, toplumun yaşam standartlarının
yükseltilmesini ilke edinmekte. Proje kar amacı gütmeyen Ortadoğu
Rekabet Stratejisi Merkezi'nin bilgi birikimi çerçevesinde, merkezi
40'dan fazla ülkede bu alanda başarılı çalışmalar yürütmüş olan Harvard
Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Michael Porter tarafından
yönetiliyor.
Doğru
Stratejiler
Porter Metodolojisi, dünyanın hem gelişmiş, hem az gelişmiş bölgelerinde
40'ın üzerinde ulusal, eyalet ve bölgesel rekabet gücü projelerine baz
oluşturuyor. Bu kapsamda Türkiye'nin küresel rekabette avantajı olduğu
saptandı ve üzerinde çalışılan sektörler arasında tekstil ve
konfeksiyon, turizm, gıda, seramik, inşaat ve bankacılık belirlendi.
Proje
şimdiye kadar Türkiye'de yapılan rekabetçi strateji çalışmalarından
farklı olarak 3 temel özelliği ile ön plana çıkıyor. Birincisi projenin
araştırma ve uygulama aşamalarının Porter'ın metodolojisinin en güçlü
taraflarından biri olan Cluster (küme) modeli çerçevesinde
gerçekleştirilmesi, ikincisi projenin kapsamının mikro ölçekte çözümler
üretmeye yönelik olması ve sonuncusu ise önerilerin hayata geçirilmesini
içeren aksiyon planının hazırlanması ve uygulanması.
CAT
Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü Proje Lideri Aslıhan S. Kornoşor,
projenin araştırma safhasını tamamladıklarını ve şu an sektörden
firmalarla görüşerek cluster grubu oluşturma çalışmalarına
başladıklarını söyledi. Cluster grubunu ürünün ya da hizmetin
üretiminden nihai kullanıcıya ulaştırılmasına kadar emeği geçen tüm özel
ve kamu kuruluşlarının, firmaların oluşturacağını söyleyen Kornoşor şu
bilgileri verdi:
"Globalleşen dünyamızda önemli bir avantaja sahip olmamız ancak doğru
stratejilerle sektörler bazında gelişmiş bir cluster yapısı kurarak
sağlanabilir. Tekstil ve hazır giyim sektörünü alırsak, cluster yapısına
dahil olabilecek birimleri şöyle sıralayabiliriz: Pamuk üreticisi,
tekstilci, hazır giyimci, aksesuarcı, modacı, reklamcı, birlikler,
makine üreticileri, devlet, alıcı, perakendeci, bankacı, gümrükçü,
ulaşım firmaları, üniversiteler... Bu organizasyonların hepsinin farklı
bir rolü ve katkısı var; hepsi tüm bu yapının birer parçası. Nihai
ürünün rekabet şansı, tüm bu birimlerin üzerlerine düşen görevi ne kadar
iyi yaptıklarına bağlı.
Ortak bir platformda buluşulacak
Amacımız, tüm bu birimleri bir araya getirerek, ortak bir platformda
buluşmalarını ve bu toplantılar neticesinde ortaya bir platformda
buluşmalarını ve bu toplantılar neticesinde ortaya çıkacak sinerji ile
stratejilerin belirlenmesi, uygulanması ve nihai olarak katma değerin
yaratılmasını sağlamaya çalışmaktadır.
Peki
sektör içinde bu firmalar bir araya gelmiyor mu diyeceksiniz?
Geliyorlar, ama bizim bu noktada iki temel farklılığımız var. Birincisi,
herkes kendi içinde biraraya geliyor. Tekstilciler tekstilcilerle, hazır
giyimciler hazır giyimcilerle makineciler kendi arasında. İkincisi, daha
geniş organizasyonlarda ise tartışma ve problemleri belirleme, öneriler
kısmına kadar geliniyor. Bizim farklılığımız ise ilk aşamada biz aynı
içindekileri değil, cluster içindeki farklı temsilcileri biraraya
getirip, aradaki eksiklikleri ve boşlukları görmeye çalışıyoruz. Daha
mikro bazda, spesifik bir ürünün üretilmesinde emeği geçen tüm cluster
bireylerini biraraya getirmeye çalışıyoruz.
İkinci önemli farklılığımız ise, bu cluster içinde sorunları tespit
ettikten sonra getirdiğimiz yaklaşım. Öncelikle sorunları çözmede doğru
stratejileri belirlemede uluslar arası bir tecrübe ve önerilerin
uygulamaya geçirilmesi için bir aksiyon planının hazırlanması ve bu
planın uygulanması."
Cluster modeli dünyanın birçok ülkesinde uygulanmış ve hala birçok
ülkede uygulanıyor. şu anda en yeni projeler Portekiz, Kuzey İrlanda,
Güney Afrika ve Hindistan'da yürürlükte.
Türkiye'de tekstil ve hazır giyim sektörünün çok geliştiğini ama en
büyük olumsuzluğun tekstilciler ile hazırgiyimciler arasındaki çıkar
kavgası olduğunu öne süren Kornoşor: "Oysa aradaki ilişkiden doğabilecek
sinerji iki grubun da dünya liderliğine soyunmasına yetebilir. Bu iki
sektör aralarındaki çıkar kavgasına son vermelidir.
Artık
lobi faaliyetlerine ve çıkar çatışmalarına ayıracak vaktimiz yok! Uzak
değil 2005 yılında kotaların kaldırılmasıyla tüm bu sektördeki rekabet
eden ülkeler hedef pazarlarda eşit şanslara sahip olacaklar. O zaman Çin
gibi fiyatta üstünlüğü sağlayabilen ve bunu koruyabilen ülkelerle başa
çıkmak zorunda kalacağız. İnsan emeğinin ön planda olduğu bu sektörde
ucuz iş gücüne sahip olmak daha da önemli olacak.
Biz
şu anda bile bunu sağlayamıyoruz. 2005'te ise karşımızda neredeyse
dünyanın yarısı çok düşük ücretlerle bu sektörde çalışıyor olacak. O
zaman ne yapacağız? Ücretleri sürekli düşürmeye çalışacak bir çözüm
olabilir mi? Çok zor görünüyor. Zorluğun da ötesinde ülke olarak
istediğimiz bir şey mi? Diye düşünmek gerekiyor. Bu şekilde devam etmek
bizi ülke olarak fakirleşmeye götürür" dedi.
Aslıhan Kornoşor sektörlere önerilerini ise şöyle sıraladı: "Bizim
önerimiz kendimizi şimdiden yarınlara hazırlayacak rekabetçi
stratejileri oluşturmak. Markaya gelinceye kadar verimliliğimizi
arttırmak, ürünlerimize katma değeri oluşturabilecek alt yapıyı kurmak,
araştırma-geliştirmeye yatırım yapmak, moda yaratıcısına önem vermek,
ülkemizde en iyilerin yetiştirilmesini sağlamak, cluster yapımızı
güçlendirmek, bu yapı içindeki birimler arası iletişimi arttırmak ve
yeni ekonominin gerektirdiği unsurları cluster yapısına taşımak. 2005
geldiğinde dünya trendlerinde belirleyici konumda olmak için şimdiden
çalışmalarımıza başlamamız gerekiyor."
DÜNYA
TEKSTİL, Temmuz 2000