Competitive Advantage of Turkey (CAT) Projesi kapsamında, rekabet
yaratmak ve kaliteyi arttırmak amacıyla incelemeler yapılıyor. Önce
turizm sektörünü ele alan proje, Sultanahmet, Taksim, Fethiye, Efes,
Kapadokya gibi yerleri mercek altına aldı. İlk olarak Sultanahmet'i
seçip iyileştirme çalışmalarına başladı.
HotelHaber:
CAT;
Competitive Advantage of Turkey ya da "Türkiye'nin Rekabet Avantajı"...
Tüm bunlar ne anlama geliyor?
Melih Bulu:
(Competitive
Advantage of Turkey - Cluster Leader): CAT - Competitive Advantage of
Turkey- devam eden bir projenin adı. Projenin fikir sahibi Harvard
Üniversitesi'nde profesör olan Michael Porter. Profesörün bu projede
üzerinde durduğu ana konu "rekabet". Dünyanın en gelişmiş on ülkesinin
ekonomisini inceleyen Porter, bugüne kadar pek çok ülkede "rekabet"
konusunda değişik alanlarda çalışmalar yaptı ve bu çalışmalarını "Competitive
Advantage of Nations - Milletlerin Rekabet Avantajları" adını verdiği
kitabında yayınladı. Porter araştırmalarının sonunda "cluster",
Türkçe'ye "küme" olarak çevrilen bir terim tanımlıyor. "Eğer" diyor "bir
ülkenin herhangi bir sektörü, dünyanın diğer ülkelerin sektörleri ile
rekabet edebilir hale geldiyse, o ülkenin "cluster"ı yani "küme"si
gelişmiştir." Bunun turizm ile ilgisi nedir? Burada önemli olan herhangi
bir sektör için uygulanan "metod"dur. Herhangi bir ülkede böyle bir
projeye başlamak için önce ekonomisini analiz ediyor ve "cluster"ları
araştırıyoruz.
HotelHaber:
Sanırım Türkiye'de turizm sektörünü özellikle seçtiniz... Başka
sektörleri de seçebilirdiniz ya da birkaç sektörü de inceleyebilirdiniz.
Melih Bulu:
Biz
Türkiye'de birkaç alanı seçtik aslında... Bu alanlardan birisi de
turizmdi.
HotelHaber:
Diğer
sektörler hangileri?
Melih Bulu:
Tekstil ve gıda sektörü... Ama turizm seçtiklerimiz arasında öncelikli
olandı.
HotelHaber:
Neden
önce turizm?
Melih Bulu:
Turizm diğerlerine göre "cluster formation" açısından daha iyi
görünüyor. Türkiye'ye döviz kazandırma gücüne baktığımız zaman turizm,
tekstil sektöründen sonra ikinci sırada yer alıyor ve geçen yıl yaşanan
krizi saymazsak, bu yıl hızlı bir yükseliş içinde... Bu yükseliş devam
edecek. Bizim yapmaya çalıştığımız şey şu: Bu yükseliş trendinin
kontrollü ve çok daha iyi bir şekilde sürmesini ve sektörde bu
"bilincin" oluşmasını sağlamak. Örneğin Türkiye'de 1980 yılı sonrasında
turizme verilen teşviklerle birçok otel yapıldı. Hızla yapılan oteller,
konaklama sektöründe yoğun bir yatak kapasitesinin oluşmasına neden
oldu. Ama turizm diğer alanlarına örneğin insan kaynaklarını -eğitimini-
destekleyecek yatırımlar yapılmadı.
HotelHaber:
CAT,
bu incelemeyi ne zaman yaptı?
Melih Bulu:
CAT,
yaklaşık olarak bir yıldır Türkiye'de analiz çalışmalarını sürdürüyor.
Bu araştırmalar profesyonel ve stajyer olarak çalışanlar tarafından
yapılıyor. Ayrıca grubumuza zaman zaman amatör ve gönüllü olarak katılan
arkadaşlar da oluyor. Çeşitli üniversiteler ve danışmanlık firmaları
destek veriyor. İstanbul Sanayi Odası gibi bir takım kurumlar
araştırmalarımıza yardım ediyor. CAT'in bu tip araştırmaları yapan diğer
kurumlardan çok önemli bir farkı var: Biz analizlerin ardından
problemleri ortaya koyup, "çözümü de şudur" şeklinde raporlar
yayınlamakla kalmıyoruz. Bizim için önemli olan sunduğumuz alternatif
önerilerin uygulama aşamaları... Çünkü asıl olan bu uygulamaların içinde
yer almak. Diğer araştırmalara göre "fark" dediğimiz bu... Yani biz,
olayın uygulanma aşamasına önem veriyor ve uygulamanın
"yapılabilirliğini" sağlamaya çalışıyoruz. Yapılabilirliği sağlamak çok
bir konu, çünkü alana iniyor ve bu işleri alanda birebir yapıyorsunuz.
Türkiye'de pek çok turizm kümesi var; Sultanahmet, Taksim, Fethiye,
Efes, Kapadokya gibi. şimdi sırada kümelerle ilgili çalışmalar var. İlk
alan olarak da Sultanahmet'i seçip, iyileştirme çalışmalarına başladık.
Böylece Sultanahmet'te yaratacağımız başarı öyküsü hem diğer alanlara
örnek olacak hem de öğrenimlerimizi diğer kümelere aktarmamızı
kolaylaştıracak.
HotelHaber:
Hala
Sultanahmet Bölgesi için mi çalışıyorsunuz?
Melih Bulu:
Evet.
Bugüne kadar Sultanahmet için, bölge turizmcileri ile birlikte dört tane
toplantı yaptık. Şimdi bakın, "küme" olarak tanımladığım kavram aslında
çok ilginç bir şey; Türk turizminde bugüne kadar TURSAB; TUROB ya da
rehberlerin bir araya geldiği pek çok grup oluşturulmuş. Dikkat
ederseniz bu gruplarda hep aynı meslek grubundan olan kişiler bir araya
gelmişler. Aralarında karma bir grup yok. Biz ise karma bir kümeyiz.
Çözümler için kümelerin çeşitli karmalar oluşturması gerekiyor ki bilgi
akışı olsun, bu insanlar birbirlerini tanısın... Özellikle bu
"tanışmalar" çok önemli... Ama biz bunları Türk turizminde göremedik.
Aslında bu ülkede turizmin en büyük sorunlarından biri de bu.
Sultanahmet Bölgesi'nde bu toplantıları yaparken acente firmaları, otel
sahipleri, restoran işletmecileri ilk kez bir araya gelip, sorunlarından
konuştuklarını dile getirdiler. Bu toplantılarda çok farklı ve ilginç
çözümler ortaya çıktı. Örneğin TURSAB ya da TUROB arasında bir
organizasyon yapmaya kalkarsanız bu, pastayı paylaşma kavgasına
dönüşüyor. TURSAB kendi çıkarlarını, TUROB kendi çıkarlarını koruyor.
Bizim derdimiz ise şu: Pastayı büyütmek. Bunun için de bu insanların
mutlaka bir araya gelmesi gerekiyor. Çünkü hepsinin birbirine katkısı
var. Bir sinerji yaratılması gerekiyor. İşte bu sinerji yaratıldığında
turizm sektörünün rekabet gücü artacak.
HotelHaber:
Sultanahmet Bölgesi için neler yapmaya karar verdiniz?
Melih Bulu:
Bir
çok proje var. Örneğin 13-15 Ekim 2000 tarihleri arasında bir
"Sultanahmet Şenliği" düzenleyeceğiz. Bir diğer çalışmamız da internet
kullanımı ile ilgili... Pek çok turizmci internet kullanımını bilmiyor.
HotelHaber:
Turizmciler, CAT'e nasıl ulaşacaklar?
Melih Bulu:
www.competitiveturkey.org adresi üzerinden yayın yapan bir web
sitemiz var. Meslek örgütlerinin hemen hemen hepsiyle iletişim
içindeyiz. Sultanahmet Bölgesi'nde yapacağımız çalışmaların başarılı
olması, diğer bölgeler için yolumuzu açacaktır. Bizim kapımız herkese
açık; oluşturduğumuz havuzdaki bilgileri turizm sektörüne transfer etmek
istiyoruz. Bu çalışmalar için de hiçbir ücret talebimiz yok. CAT için
önemli olan insanların bu bilgilere ulaşmaları ve bunları
uygulayabilmeleri...
HotelHaber:
Peki
CAT'in bu projeden kazancı ne olacak?
Melih Bulu:
Parasal olarak hiçbir kazancı olamaz. Elde ettiği bütün fonları bu yolda
harcamak zorunda, yapısı böyle. CAT'in başka bir kazancı da yok zaten.
CAT bu amaçla, yani Türkiye'nin refahını arttırmak için başlatılmış bir
proje. CAT'in finans konusunda hem kamu hem de özel sektörden
destekleyen kurum ve firmalar var. Şu anda iki sponsorumuz var. Koç
Holding ve Garanti Bankası. Turizm Bakanlığı, DPT, Hazine Müsteşarlığı,
Dış Ticaret Müsteşarlığı da projeye destek veriyor.
HotelHaber, Ağustos 2000