Avrupa'nın siyasal malzeme aktörü Güneydoğu, 17 Aralık
öncesi neyle ilgileniyor? Bu sorunun peşine takılıp
Adıyaman ve Şanlıurfa'ya gittim. Yoldaşlarım Ankara'da
görevli Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve
AB Komisyonu görevlileri.
Avrupa Komisyonu'nun desteklediği, Güneydoğu Anadolu
Projesi (GAP) - Girişimci Destekleme Merkezleri (GİDEM);
Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme
İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ve Adıyaman Sanayi Odası ile
birlikte valilik ve belediyenin de desteğiyle, Adıyaman
Tekstil Eğitim Merkezi'ni (ATEM) geçtiğimiz gün açtı.
Mart 2000 tarihli Lizbon toplantısında, AB'yi dünyanın
en dinamik ve rekabetçi ekonomisi haline getirmek
amacıyla, 10 yıllık bir stratejik plan benimseyen Avrupa
Konseyi, Adıyaman'daki açılışa, Şanlıurfa'da yine GAP -
GİDEM Projesi çerçevesinde Kadın Girişimciliğini
Destekleme Merkezi'ni de ekledi.
2001 tarihinde Hazine Müsteşarlığı, GAP İdaresi ve AB
arasında imzalanan finansman anlaşmasıyla yürürlüğe
giren GAP Bölgesel Kalkınma Programı, 2002 yılından
itibaren 5 yıllık bir uygulama dönemini kapsıyor.
"Kültürel Varlıklar", "Tarımsal Kalkınma" ve
"Girişimcilik" programının toplam finansman tutarı 47
milyon euro ve tamamı hibe!
Başbakanlık iznine bağlı, 500 milyon euroluk proje
desteği ise beklemede. Bölgede görüştüğüm BM ve AB
yetkililerinin ortak söylemi, "Avrupa Komisyonu'na proje
hazırlama bilgisinden yoksunuz."
Bu konuda da GAP - GİDEM'in desteği sürmesine rağmen...
Adıyaman, Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa'da süren GAP -
GİDEM Girişimci Destek Merkezleri Proje Koordinatörü
Meral Sayın, 2 milyon euroluk dilimi hibe olmak üzere,
toplam 7.5 milyon euroluk destek programı yürüttüklerini
belirtiyor. Aslında 1997 - 2002 yılları arasında UNDP
ile yürütülen GAP - GİDEM çalışması sonlanmıştı, yeni
süreçte aynı başlık altında Avrupa Komisyonu'yla yola
devam kararı aldılar.
Bugüne kadar işletmelere sağladıkları desteklerle
çalışma bölgesine toplam 8 milyon euroluk katkı
sağladıklarını belirten Sayın, AB denetleme ekibi
tarafından da kendilerine not verildiğini belirtiyor.
Varılan sonuç çarpıcı. Çünkü sağladıkları katkılar hep
artı alırken, "Sürdürülebilirlik" kriterini
geçemiyorlar.
Neden böylesine etkili ve yararlı projeler
sürdürülebilir olamıyor?
Sorunun yanıtını çok net aldım. Yerel aktörler ile proje
yürütücüleri arasında ortak bir dil gelişmesinin hem
bürokraside hem de iş dünyasında yeni bir yaklaşıma
ihtiyaç var. Bu yaklaşımın temelini, "Türkiye
gerçekleri" oluşturuyor.
Projeleri getirdik, alın kullanın diyerek kalıcılığı
sağlamak zor. Sayın da durumun çok farkında ve bu
nedenle 5 yıllık görev süresinin bitiminde GAP - GİDEM'i
bir vakıf çatısı altında sivil topluma teslim etmek
istediklerini belirtiyor.
Yerelde sahiplenme yaratılmadığında, birileri gelip
onlara yol yöntem gösterecek; para kaynaklarını
yaratacak, pazarlama kanallarını açacak; ancak çekip
gittiklerinde onlar yine eski tas eski hamam yöntemlere
geri dönecekler...
Ali Koç Harvard'dan getirdi
Adıyaman'da 50 eğitmenin eğitildiği ve tekstil sektörüne
100 nitelikli elemanın yetiştirileceği ATEM'in açılış
töreninde bir de "iş toplantısı" yapıldı. Bu toplantının
adı, Ulusal Rekabet Araştırma Kurumu'nun (URAK)
yürüttüğü "Kümelenme Metodolojisi."
GAP - GİDEM ile ortak olarak yürütülen URAK projesinin
fikir babası Amerikalı Micheal Porter. Porter, Harvard
Üniversitesi'nde öğretim görevlisi. 1998 yılında
"Kümelenme Metodolojisini" ortaya attığında, Koç
Topluluğu yöneticilerinden Ali Koç da öğrencisi.
Koç, 1999 yılında Garanti Bankası'yla birlikte bu
projeye öncülük ediyor ve başkanı oluyor. Son bir yıldır
bu görevi KOSGEB Başkanı Erkan Gürkan yürütüyor.
Projenin başında ise fiilen Koç'un danışmanlarından Dr.
Melih Bulu bulunuyor. Dr. Bulu Adıyaman'da "üretim
seferberliği" öneriyor. Bu önerisinde pek de haksız
sayılmaz. GAP İdaresi'nin yaptığı araştırmalara göre,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin ve Avrupa'nın 170
milyar dolar yıllık ithalat kapasitesine sahip Ortadoğu
pazarına açılıyor.
Adıyaman'ın, Türkiye'nin "tekstil üssü" olabileceğini
belirtiyor Dr. Bulu.
syilmaz@milliyet.com.tr
Milliyet Gazetesi,17 Aralık 2004