Teşvik Yasası

Şeref OĞUZ

 

13 ile daha teşvik getiren yasa, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer onayından da geçti. Bu yasaya göre teşvik uygulamasından Kilis, Tunceli, Kastamonu, Niğde, Kahramanmaraş, Çorum, Artvin, Kütahya, Trabzon, Rize, Elazığ, Karaman ve Nevşehir de yararlanabilecek. Bu illerin seçiminde, sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre endeks değeri negatif çıkması kriter olarak alınmış.

Peki nedir bu teşvikler? Öncelikle bedelsiz arsa ve arazi temini imkanı geliyor.

Ayrıca 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayan vergi mükelleflerinin, sigorta primlerinin işveren hissesinin, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu işyerleri için tamamı, diğer yerlerdeki işyerleri için ise yüzde 80'i Hazine tarafından karşılanabilecek.

Bu tarihten önce işe başlayan mükellefler ise, işçi sayısını en az yüzde 20 oranında arttırmaları ve toplam işçi sayısının asgari 30 kişiye ulaşması durumunda teşvikten yararlanabilecekler.

Bu illerde, 31 aralık 2007 tarihine kadar tamamlanan yeni yatırımlar için destek ve teşvikler, tasarıda öngörülen sürelere bakılmaksızın yatırımın tamamlandığı tarihi izleyen beş yıl süresince uygulanabilecek.

Halen 36 ilde benzer uygulama var. Peki sonuç? Adil bir bakış açısıyla, teşviğin başladığı günden bu yana henüz dişe dokunur bir gelişme yaşanmasa da böylesi uzun dönemli politikalardan da zaten kısa sürede olumlu yada olumsuz sonuçlar almak beklenemez.

Teşvik, Türkiye'nin öteden beri uyguladığı yöntemlerden biri. Dünyada başarılı örneklerini gördüğümüz bu mekanizma, şu anda küresel anlamda rekabet avantajı yaratan kentler, bölgeler ve sektörler olusmasını sağlayabilmiş.

Her ne kadar mevcut il teşvikleri konusunda kesin bir yargıya varmak için erken dahi olsa benzer yaklaşımlarla ne kadar verim yaratabildiğimizi söyleyecek durumdayız.

Örneğin yöresel kalkınma projeleri ve bu kapsamdaki teşviklerin, bırakın gelişmeyi, teşvik edilen yöreleri daha da beter hale getirdiğini biliyoruz. 1990'lı yıllarda belirli bölgelerdeki bazı alanlar için verilen teşviklerin de bütçeye yük olmaktan başka bir sonuç doğurmadığını biliyoruz.

Bitlis'e hayvancılık projesi için verilen paranın, dört duvar briket ile çevrilmiş bir alan tesis diye gösterilerek, İstanbul'da villa, Antalya'da yazlık ya da TEM'de dört çarpı dört araç haline geldiğinin de tanığıyız.

Daha genel bakarsak, eldeki kısıtlı kaynağı, verimli olacak alanlara akıtmak yerine, her yöre eşit kalkınsın saplantısıyla ve is sadece yatırım gözüyle görerek heba ettik.

Her ile bir fabrika yaklaşımı, o ilin ve o yöre insanları yetkinliğinin bu işe uygun olmadığına bakılmaksızın binlerce ölü tesis meydana getirdi. Bugün teşvik kapsamında olan illerin çoğunda, milyonlarca dolar harcanarak yapılmış fakat bugün üzerinde ineklerin otladığı yığınca fabrika var.

Son teşvik genişleme yasasıyla birlikte yine kaynaklar bu illere akıtılacak. Buna asla karşı değilim. Aksine, toplumsal barışa ancak her yöreyi kalkındırarak varabileceğimize de yürekten inanıyorum.

Buradaki sıkıntı, kalkınmanın sanki tek bir tanımı var gibi her ilde her şeyi yapmaya kalkmanın hatalı olduğuna inanıyorum.

Bu yasa çerçevesinde yeni 13 ile hiç değilse, bu iller için en uygun projelerin getirilmesi gerekiyor. Bunun için URAK ve KOSGEB'in kümeleme yaklaşımı pekala kullanılabilir.

Denizi olmayan yere liman yaparak kalkınma olmaz. Komik bir söz olabilir ama inanın öylesine örnekler var ki o ilde yapılan yatırımın geri dönüsü olmayacağını oradaki çocuklar dahi bilebiliyor.

Eğer 13 ili de teşvik kapsamına aldık diye vicdan rahatlaması yaşayacaksak, bunu anlayabilirim.

Fakat zaten kıt olan kaynağı, dostlar teşvikte görsün mantığıyla, doğru dürüst bir iş planı, rekabet avantajı kaygısı olmadan harcayacak isek, kaynağımıza insanımıza, zamanımıza ve gelecek umutlarımıza yazık.

18.05.2005
Kaynak: Star Gazetesi

 http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=71530

 
 

 

ANASAYFA  |  HAKKIMIZDA   |  PROJELER   |  İŞBİRLİKLERİ   |  BASINDA URAK  LİNKLER   |  

 

 İŞ OLANAKLARI   |   ULAŞIM HARİTASI |   İLETİŞİM 

 

COPYRIGHT (C) 2004 ULUSLARARASI REKABET ARAŞTIRMALARI KURUMU