Yöresel Kalkınma

Şeref OĞUZ

 

Dün Bartın'da, Türkiye'nin bir ilkine imza atıldı. KOSGEB ve URAK arasında imzalanan işbirliği protokolü ile yöresel kalkınmada yeni yaklaşım olan kümeleme çalışmaları başlatıldı.


Küçük ve Orta Ölçekli Sanayileri Geliştirme Merkezi KOSGEB, kümeleme yaklaşımını ülkemize kazandıran Ulusal Rekabet Araştırmaları Kurumu URAK, Sanayi Bakanlığı, Hazine ve DPT işbirliğiyle Bartın'ın rekabet avantajını ortaya çıkaracak girişime start verdiler.


Başbakan Yardımıcısı Abdüllatif Şener, yöresel kalkınmanın önemini, karşılaştırmalar ve tarihi perspektifiyle sundu. Söylediği, yerel kalkınma projelerinin, ulusal programlarla desteklenmesi halinde Türkiye'nin talihini değiştireceydi.


URAK Başkanı ve kümeleme yaklaşımını Türkiye'ye taşıyan Ali Koç ise, eskiden merkezi otoritenin palanlayıp tek başına yapmaya çalıştığı kalkınma girişimlerinin yerine geçen yöntemi anlattı.; Artık kamu tek başına değil. Özel sektör, akademik dünya ve sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla ulusal rekabet avantajı için yöresel projeler üretiliyor."


Ali Koç, bu yaklaşım sayesinde bir yandan toplumsal barış temin edilirken öte yandan demokratikleşmenin hızlanmasıyla toplumun kendi geleceğine hükmetme kabiliyetinin arttığını ifade etti.


Rekabet alanında Türkiye'nin ilk doktoru olan Melih Bulu ve ekibi de Bartın'daki girişimcilere, kamu yöneticilerine, doğal rekabet avantajlarının bulup çıkarılması, kümedeki oyuncuların birbirleriyle ilişkisini kurma ve eksik oyuncu varsa onu yaratma konusunda çok detaylı bilgiler verdi.


Bartınlıların kendi doğal rekabet üstünlüklerini bulup çıkarmak için günboyu süren arama konferansında, bölgedeki yatçılık, doğal tarım vs gibi alanlarda eldeki avantajların nasıl bir küresel başarıya dönüşebileceğini sorguladılar.


Peki neden Bartın? Aslında projenin tam adı, Zonguldak-Bartın-Karabük bölgesel kalkınma projesi. Bartın'dan başlamasının ana sebebi ise yöredeki yetişmiş insan gücü yanı sıra bölgenin son derece geri kalmışlığı. Bu geri kalmışlık, birinci derecede öncelikli yöre olmasıyla aşılamadı. URAK'ın bize söylediği, "çünkü Bartın ve yöre girişimcisinin, kendine özgü birikim ve kabiliyetlerini, birarada ve küme halinde çalışmasına" taşıyamadı.


İşte bu protokol sayesinde KOSGEB ve URAK, ilgili kamu birimlerinin de işbirliği sayesinde bu ortak aklı oluşturacak.


Ali Koç, rasyonel sanayici geleneğinden geldiği için projenin başarısı hakkında çok somut bir kriter sundu; "Kısa ve orta vadede bu bölgedeki vergi geliri ve sigortalı işçi sayısındaki artış." Bu kadar net ve kesin.


Zira eğer bu iki artıyorsa, bölgedeki kümeler oluşmaya başlamış, kendi başına var olan işletmelerin, birbiriyle yıkıcı rekabeti yerine, birbirini tamamlayan ve öncelikli sektörlerinde uzmanlaşan işbirliği, rekabet avantajı sağlayabilmiştir.


Bu, son derece doğru bir yaklaşım. Uzun yıllar kalkınmada öncelikli yöre yaklaşımıyla, uysun uymasın her yörede her sektörü var etme çabamız, büyük kentlere göçten başka bir sonuç vermemişti. Şimdi, insanı, kendi kabiliyet alanında ve kendi yöresinde var etme yaklaşımını deneyeceğiz.
Konuşmaların ardından insanlar, "bunlar farklı şeyler söylediler" yorumunu yapıyordu; "Şimdi devlet buraya yatırım yapmıyacaksa bu kadar bakan ve devlet erkanı neden geldi?"


Aslında bu projenin başarı sırrı, bu soruda saklı Devletin bırakın bölgelere fabrika kurmayı, Çin malları istilasına karşı iç pazarlarını dahi koruyamadığı bu yeni ekonomik düzende Bartınlı, sorusunu değiştirecek;


"En iyi olduğum alanlar nelerdir ve girişimci olarak hangi alanlarda nasıl davranmalıyım?"


Hayata, doğru sorulmuş bir soru, bu olacaktır. Cevabı? KOSGEB ve URAK zaten bunun cevabını, bizzat Bartınlıya buldurmak için çırpınıyor.


Ve cevap bulunacak; Küresel düşünen, yöresel davranan, töresel yaşayan zengin bir Bartın.

 

ANASAYFA  |  HAKKIMIZDA   |  PROJELER   |  İŞBİRLİKLERİ   |  BASINDA URAK  LİNKLER   |  

 İŞ OLANAKLARI   |   ULAŞIM HARİTASI |   İLETİŞİM 

COPYRIGHT (C) 2004 ULUSLARARASI REKABET ARAŞTIRMALARI KURUMU